dilekçe ile ihaleyi yapan idareye başvuru yapmadan doğrudan Kamu İhale Kurumu’na başvuru yaptıkları, bu başvurularının davalı idarece İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idareye gönderildiği, idarece, kesinleşen ihale kararının bildirim tarihinden itibaren on gün içinde başvuru yapılması gerekirken bu sürenin geçirildiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bunun üzerine Kurum kayıtlarına giren dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, ancak başvuru dilekçesinde şikâyete ilişkin idarece verilen cevabın bildirim tarihinin gösterilmediği, bu hâliyle yapılan başvurunun şekil yönünden eksik bir başvuru olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, İhalelere Yönelik Başvurular maddesinde yer alan hükme göre, davalı idarenin, davacıların başvurusundaki söz konusu şekil eksikliğini Kurum’un internet sayfasında ilan etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı idarenin, anılan eksikliği Kurum’un internet sayfasında ilan etmeden, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemi hukuka aykırı olduğundan, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “İhalelere yönelik başvurular” başlıklı 54. maddesinin dördüncü fıkrasında, şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusuna ilişkin dilekçelerde yer alması zorunlu olan hususlar belirtilmiş, onuncu fıkrasında, “Belirtilen hususlara aykırılık içeren ve henüz başvuru süresi dolmamış olan başvurulardaki eksiklikler, idare veya Kurumun bildirim yapma zorunluluğu bulunmaksızın, başvuru süresinin sonuna kadar başvuru sahibi tarafından giderilebilir.”, ihalelere Yönelik Başvurular Hakında Yönetmeliğin “Ön inceleme konuları ve ön inceleme üzerine yapılacak işlemler” başlıklı 16. maddesinin 3. fıkrasında; “Birinci fıkrada yer alan bilgi ve belgeleri içermeyen ve henüz başvuru süresi dolmamış olan itirazen şikâyet başvurularında, başvuru süresinin sonuna kadar söz konusu eksiklikler başvuru sahibi tarafından giderilebilir.”, ihalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ’in “İtirazen şikâyet başvurularında aranılacak şekil unsurları” başlıklı 11. maddesinin 7. fıkrasında ise “Başvuru dilekçesi ve eklerinde Yönetmeliğin 8. ve 16. maddelerinde sayılan bilgi ve/veya belgelerde eksiklik bulunması ve başvuru süresinin henüz dolmamış olması hâlinde, başvuru sahibi veya vekili/temsilcisi tarafından söz konusu eksikliklerin başvuru süresi içerisinde tamamlanmasını teminen eksik bilgi ve belgeler Kurumun www.ihale.gov.tr adresinde yayımlanır.” hükmüne yer verilmiştir.

 

Aktarılan düzenlemelere göre, başvuru dilekçelerinde yer alması gereken bilgi ve belgelerde eksiklik bulunması ve başvuru süresinin henüz dolmamış olması hâlinde, söz konusu eksikliklerin başvuru süresinin sonuna kadar başvuru sahibi tarafından giderilebileceği, eksikliklerin başvuru süresi içerisinde tamamlanmasını teminen eksik bilgi ve belgelerin Kurumun www.ihale.gov.tr adresinde yayımlanması gerektiği açıktır.

 

Davacı şirketlerin  dilekçe ile ihaleyi yapan idareye başvuru yapmadan doğrudan Kamu İhale Kurumu’na başvuru yaptıkları, bu başvurularının davalı idarece İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idareye gönderildiği, idarece, kesinleşen ihale kararının bildirim tarihinden itibaren on gün içinde başvuru yapılması gerekirken bu sürenin geçirildiği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, bunun üzerine  Kurum kayıtlarına giren dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, ancak başvuru dilekçesinde şikâyete ilişkin idarece verilen cevabın bildirim tarihinin gösterilmediği, bu hâliyle yapılan başvurunun şekil yönünden eksik bir başvuru olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, İhalelere Yönelik Başvurular  maddesinde  yer alan hükme göre, davalı idarenin, davacıların başvurusundaki söz konusu şekil eksikliğini Kurum’un internet sayfasında ilan etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davalı idarenin, anılan eksikliği Kurum’un internet sayfasında ilan etmeden, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun şekil yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemi hukuka aykırı olduğundan, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

 Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca kararın bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline” karar verilmiştir.

ihaleye katılan isteklilerin kullanacağı referans donanımlarının akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edildiğini gösteren kalibrasyon sertifikasını ve/veya kalibrasyon sonuç raporunu ihaleye sunmak zorunda olduğu, ayrıca isteklilerin Süregelen Hizmet Standartlarında bulunan test işlemlerini yerine getirebilmek için asgari şartları sağladığı yönünde beyanda bulunması gerektiği, bu kapsamda ihale üzerinde kalan isteklinin asgari şartları sağladığına dair beyanda bulunduğu, bunun yanında sunduğu 73 adet kalibrasyon sertifikası için de akredite olduğuna dair ayrıca beyanlarını sunduğu, bunun ötesinde söz konusu sertifikaların akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilip edilmediği yönünde idarece bir değerlendirmeye girilmeden ilgilinin, sunduğu belgelerin akredite olduğuna dair ifadesinin yeterli görüldüğü, ancak yukarıda da değinildiği üzere kalibrasyon sertifikası ve/veya kalibrasyon sonuç raporunun akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilmesi gerektiğinden isteklinin ilgili belgelerin akredite olduğuna dair ifadesinin yeterli görülmesinin olanaklı olmadığı, bu nedenle idarece davacının söz konusu belgelerinin akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilip edilmediği noktasında bir değerlendirme yapılmadan ihalenin söz konusu istekli üzerinde bırakılmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının iddiaya ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin kısmi iptaline karar verilmiştir.

Kamu İhale Kurul kararının birinci iddiaya ilişkin kısmı Mahkememizce değerlendirildiğinde; mevzuat hükümleri ile ihale dokümanının ilgili maddelerine göre, ihaleye katılan isteklilerin kullanacağı referans donanımlarının akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edildiğini gösteren kalibrasyon sertifikasını ve/veya kalibrasyon sonuç raporunu ihaleye sunmak zorunda olduğu, ayrıca isteklilerin Süregelen Hizmet Standartlarında bulunan test işlemlerini yerine getirebilmek için asgari şartları sağladığı yönünde beyanda bulunması gerektiği, bu kapsamda ihale üzerinde kalan isteklinin asgari şartları sağladığına dair beyanda bulunduğu, bunun yanında sunduğu 73 adet kalibrasyon sertifikası için de akredite olduğuna dair ayrıca beyanlarını sunduğu, bunun ötesinde söz konusu sertifikaların akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilip edilmediği yönünde idarece bir değerlendirmeye girilmeden ilgilinin, sunduğu belgelerin akredite olduğuna dair ifadesinin yeterli görüldüğü, ancak yukarıda da değinildiği üzere kalibrasyon sertifikası ve/veya kalibrasyon sonuç raporunun akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilmesi gerektiğinden isteklinin ilgili belgelerin akredite olduğuna dair ifadesinin yeterli görülmesinin olanaklı olmadığı, bu nedenle idarece davacının söz konusu belgelerinin akredite bir laboratuvar tarafından kalibre edilip edilmediği noktasında bir değerlendirme yapılmadan ihalenin söz konusu istekli üzerinde bırakılmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının  iddiaya ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin kısmi iptaline karar verilmiştir.

birim fiyat üzerinden teklif alınan tüm ihalelerde isteklilerin birim fiyatları ve birim fiyatla miktarın çarpılması sonucu bulunan tutarları, virgülden sonra iki ondalık basamaklı sayıdan fazla olacak şekilde belirlemeleri mümkün olup, teklif tutarının virgülden sonra en yakın iki ondalık basamaklı sayıya yuvarlanarak yazılması gerekmekle birlikte, olayda, miktar ile teklif edilen birim fiyatın çarpımı sonucunun 793.525,42378296 TL olduğu, yine Tebliğde yer alan açıklamaya göre virgülden sonraki üçüncü hanenin yarım kuruşun altında olması nedeniyle dikkate alınmaması başka bir deyişle aşağı doğru yuvarlanması gerektiğinden çarpım sonucunun 793.525,42 TL olacağı, dolayısıyla birim fiyat toplam teklif tutarının 793.525,42 TL yerine 793.525,42378296 TL olarak yazılmasının teklif sıralaması bakımından bir değişikliğe yol açmadığı, sunulan teklifi hukuken sakatlayıcı nitelikte bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği,

 iş ortaklığının birim fiyat teklif cetvelinde ayni yol gideri kalemi için 144,06779662 TL tutarında birim fiyat öngördüğü ve bu birim fiyatın miktarlarla çarpılması sonucu 793.525,42378296 TL tutarına ulaşıldığı, ihale komisyonunca, bu birim fiyat teklifinin Kamu İhale Genel Tebliği’nin 16.5.2.1’inci maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda virgülden sonra 2 ondalıklı basamak şeklinde yuvarlanması gerekirken 8 ondalıklı basamak olarak yazılmasının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle davacı şirketlerin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verdiği, bu işleme yapılan şikayet başvurusunun reddi sonrası yapılan itirazen şikayet başvurusunun davalı idarece reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda anılan Tebliğde yer alan açıklamalar uyarınca birim fiyat üzerinden teklif alınan tüm ihalelerde isteklilerin birim fiyatları ve birim fiyatla miktarın çarpılması sonucu bulunan tutarları, virgülden sonra iki ondalık basamaklı sayıdan fazla olacak şekilde belirlemeleri mümkün olup, teklif tutarının virgülden sonra en yakın iki ondalık basamaklı sayıya yuvarlanarak yazılması gerekmekle birlikte, olayda, miktar ile teklif edilen birim fiyatın çarpımı sonucunun 793.525,42378296 TL olduğu, yine Tebliğde yer alan açıklamaya göre virgülden sonraki üçüncü hanenin yarım kuruşun altında olması nedeniyle dikkate alınmaması başka bir deyişle aşağı doğru yuvarlanması gerektiğinden çarpım sonucunun 793.525,42 TL olacağı, dolayısıyla birim fiyat toplam teklif tutarının 793.525,42 TL yerine 793.525,42378296 TL olarak yazılmasının teklif sıralaması bakımından bir değişikliğe yol açmadığı, sunulan teklifi hukuken sakatlayıcı nitelikte bir eksiklik olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı şirketin teklifinin değerlendirmeye alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, teklifin değerlendirme dışı bırakılması üzerine yapılan şikâyet başvurusunun reddi sonrasında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

idarelere iş deneyimini tevsik amacıyla sunulan sözleşmelere ek faturalardan bazılarının, sözleşmelerin konusu ve tarih aralıkları farklı olmasına rağmen, tarihlerinin ve seri numaralarının aynı olduğu iddiası ciddi nitelikte olduğundan ve ayrıntılı araştırmayı gerektirdiğinden, ihale üzerinde kalan Şti.’nin dava konusu ihaleye ilişkin sunduğu iş deneyim belgesinin sahteliği konusunda ciddi şüphe uyandıracak bilgi ve belgelerin varlığı karşısında, konu hakkında davalı idare tarafından gerekli ve yeterli bir inceleme yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 47. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre sözleşme ekinde yer alan birim fiyat cetveli esas alınarak iş deneyimine esas tutarın belirlenmesi gerekmektedir. Ancak, sözleşme ekinde yer alan cetvelde 3 farklı cins araç fiyatı belirlenmiş olmakla birlikte sözleşme kapsamında kullanılacak araç sayısına ilişkin sözleşmede herhangi bir bilginin yer almadığı, sadece yüklenici tarafından düzenlendiği anlaşılan güzergah çizelgesinden 7 adet aracın çalıştırıldığının anlaşıldığı, bu 7 adet aracın sözleşme ekindeki 3 farklı araç cinsinden hangileri olduğunun da belli olmadığı, faturaların sefer adedi ve araç bilgisine yer verilmeden kesildiği, yüklenici tarafından sözleşme eki 17+1 araç için belirlenmiş aylık kira bedelinin esas alınarak belirlenmiş günlük kira bedeline dönüştürülerek bulunan tutarın yine hakediş cetvelinde yer verilen aylık toplam sefer sayısı ile çarpılarak hesaplanmasının doğru olmadığı, ayrıca sözleşmenin araçların bir sefer maliyeti üzerinden değil aylık kira bedeli üzerinden bağıtlandığı dikkate alındığında,iş deneyimine esas tutarın sağlıklı bir şekilde belirlenmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, davacı şirketin 1. iddiasının bu kısmına yönelik, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Davacı şirketin…3. iddiasına ilişkin olarak; davacı şirket tarafından  personel taşıma ihalesi ile ilgili sunulan sözleşmelerin ve sözleşmede olduğu gibi taraflarının aynı olduğu, içeriklerinin farklı olduğu ileri sürülmüş ise de,  Şti.’nin ortaklarının aynı olmasının taraflar arasındaki sözleşmenin sahte olarak düzenlendiği sonucunu doğrudan doğurmayacağı açık olup;

bu iddialar yanında davacı şirket tarafından ileri sürülen, yukarıda ismi geçen idarelere iş deneyimini tevsik amacıyla sunulan sözleşmelere ek faturalardan bazılarının, sözleşmelerin konusu ve tarih aralıkları farklı olmasına rağmen, tarihlerinin ve seri numaralarının aynı olduğu iddiası ciddi nitelikte olduğundan ve ayrıntılı araştırmayı gerektirdiğinden, ihale üzerinde kalan  Şti.’nin dava konusu ihaleye ilişkin sunduğu iş deneyim belgesinin sahteliği konusunda ciddi şüphe uyandıracak bilgi ve belgelerin varlığı karşısında, konu hakkında davalı idare tarafından gerekli ve yeterli bir inceleme yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Olayda, davacı şirketin yukarıda belirtilen gerekçeler ile dava konusu işleme dayanak başvurusundaki 1. iddiasının yukarıda belirtilen 2. kısmı ile 2., 4., 5. iddiaları açısından yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; 1. iddianın 1. kısmı ve 3. iddia açısından yapılan değerlendirme sonucunda ise, yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda başvurunun reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmış olup, netice itibariyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Teknik Şartname’nin ilgili maddelerinde geçen “yüklenici tarafından teklifinde sunulacaktır” şeklindeki ibareler ile sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, aktarılan ibarelerde yer alan “tekliften; sözleşme imzalandıktan sonra yüklenici tarafından idareye onaylanmak üzere sunulacak araç dizaynına ilişkin teklifin anlaşılması gerektiği, öte yandan, Kanun’da, yüklenicinin üzerine ihale yapılan ve sözleşme imzalanan istekli olarak tanımlandığı da dikkate alındığında; Teknik Şartname’de istenilen araç, ekipman ve malzemelere ait bilgi ve belgelerin sözleşme aşamasına ilişkin olduğu görüldüğünden, anılan bilgi ve belgelerin olmadığı iddiasıyla yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır…” gerekçeleri ile Mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

ihaleye ait teknik şartnamede, yüklenicinin, teklifinde bazı bilgi ve belgelerin verilmesi yönünde düzenlemeye yer verilerek, Teknik Şartname’de belirtilen araç, ekipman ve malzemelere ait bilgi ve belgeleri (tablo, grafik, plan vb.) yükleniciden teklifle birlikte sunmalarının istenildiği, ihaleyi yapan idarece fiyat tekliflerinin değerlendirilmesi aşamasında anılan bilgi ve belgelerin aranmadığı ve hiçbir isteklinin teklifinin bu nedenle değerlendirme dışı bırakılmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan; uyuşmazlık konusu işe ilişkin sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme hâlini alan Sözleşme Tasarısı’nın 12.2.3. maddesinin birinci fıkrasında,

“Ödeme; 1-Araç dizaynının onaylanması ile toplam sözleşme bedelinin % 20’si,

2-ilk aracın üretim bandına girdiğinin yerinde tespiti ile toplam sözleşme bedelinin % 20’si, 3-Araçlar için;

3.1-Teklif birim fiyatının % 15’lik ilk diliminin ödenmesi sevk evrakının idareye teslimi ile, 3.2-Teklif birim fiyatının % 30’luk ikinci diliminin ödenmesi araçların işyerine teslimi ile, 3.3-Teklif birim fiyatının % 10’luk üçüncü diliminin ödenmesi Teknik Sartname’de belirtilen tüm test prosedürlerinin, eğitimlerinin ve deneme isletmesinin başarı ile tamamlanmasından sonra ve ticari işletmeye hazır hâle geldiğinin tevsiki ile ödenir.”; “Alım konusu mala ilişkin dokümantasyon” başlıklı 18. maddesinde ise,

“18.1. Yüklenici, alım konusu mala ilişkin bakım talimatları, bakım prosedürleri, yeni parçaların montajı için gerekli montaj bilgilerini içeren teknik kılavuzları ve/veya kullanıcı kılavuzunu idareye sunmak zorundadır.

18.2. Yüklenici alım konusu malın teknik kılavuz ve kullanıcı kılavuzlarının orijinal dili dışında, Türkçe iki kopyasını vermek zorundadır.” şartlarına yer verilmiş olup; ihaleyi yapan idare tarafından itirazen şikâyet başvurusu aşamasında davalı idareye gönderilen  yazıda da, “İş bu maddelerde belge ve bilgilerin yüklenici tarafından teklifinde sunulacağı şeklinde bir düzenleme ihale dokümanımızda yer almamakta olup, Teknik Sartname’de atıf yapılan madde bentleri müstakilen değil, maddenin bütünlüğü içinde okunup değerlendirildiğinde söz konusu idare taleplerinin, sözleşmenin imzası sonrasında “araçların dizaynı ve üretimi” aşamasını .tariflediği ve “sözleşmeyi ilgilendiren yükleniciyi” ilgilendirdiği ve bağladığı anlaşılabilir. Anılan madde bentleri Teknik Şartnamemizde “istekli”lerden teklifleri ekinde dizayn ve üretim süreci sorgusu yapan maddeler değildir.” hususlarına yer verilmiştir.

Bu durumda, Teknik Şartname’nin ilgili maddelerinde geçen “yüklenici tarafından teklifinde sunulacaktır” şeklindeki ibareler ile sözleşme birlikte değerlendirildiğinde, aktarılan ibarelerde yer alan “tekliften; sözleşme imzalandıktan sonra yüklenici tarafından idareye onaylanmak üzere sunulacak araç dizaynına ilişkin teklifin anlaşılması gerektiği, öte yandan, Kanun’da, yüklenicinin üzerine ihale yapılan ve sözleşme imzalanan istekli olarak tanımlandığı da dikkate alındığında; Teknik Şartname’de istenilen araç, ekipman ve malzemelere ait bilgi ve belgelerin sözleşme aşamasına ilişkin olduğu görüldüğünden, anılan bilgi ve belgelerin olmadığı iddiasıyla yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka aykırılık, bu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır…” gerekçeleri ile Mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

4735 sayılı Kanun ve Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme’ye uygun olarak hazırlanmayan tip sözleşmenin anılan maddesi ile ilgili iddia yönünden itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki idare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir…” gerekçesiyle Mahkeme kararı bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada  Mahkeme kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunda Danıştay kararında, “…Davacı şirket tarafından ileri sürülen, sözleşme tasarısının 16. maddesinde Hizmet Alımlarına Ait Tip İdari Şartname’nin 26 nolu dipnotunda belirtilen aykırılıklara ve bu aykırılıkların ard arda veya aralıklı kaç defa gerçekleşmesi durumunda sözleşmenin feshedileceğine ilişkin düzenlemenin yer almamasının mevzuata aykırılık teşkil ettiği yolundaki iddiası bağlamında uyuşmazlık değerlendirildiğinde, ihale dokümanında işin süresinde bitirilmemesine ilişkin ceza oranının belirlendiği, ancak işin tekrar eden kısımlarının sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilmemesi hâlinde idarece her bir aykırılık için ayrı ayrı uygulanmak üzere kesilecek ceza miktarının ve bu aykırılıkların ardı ardına veya aralıklı olarak gerçekleştirilmek suretiyle belli bir sayıya ulaşması durumunda sözleşmenin feshedileceği hususunda bir belirleme yapılmadığı;    bu çerçevede, ihale dokümanında yer alan mevcut düzenlemelerin Hizmet Alımla Ait Tip Sözleşme’nin 26 numaralı dip notunda yer verilen açıklamalara uygun olmadığı açık olup; söz konusu eksikliğin, idarelerce yapılacak sözleşmelerin “Tip Sözleşme” hükümleri esas alınarak düzenleneceği ve sözleşmelerde sözleşmenin feshine ilişkin şartların belirtilmesinin zorunlu olduğu yönündeki 4735 sayılı Kanun’da yer alan emredici kurallara da aykırı olduğu görülmektedir.

Her ne kadar Kamu İhale Kurulu’nca, anılan düzenlemenin işin yürütülmesi aşamasında işin sözleşmeye uygun olarak uygulanmasında bir engel oluşturmayacağı, bu hâliyle yapılan düzenlemelerin yeterli olduğu, ayrıca bu hususun sözleşmenin yürütülmesi aşamasına ilişkin olduğu ve teklif vermeye bir engel teşkil etmediği, isteklilerden birini diğerine karşı avantajlı duruma getirmediğinden bahisle anılan iddia yerinde görülmemiş ise de; 4734 sayılı Kanun uyarınca ihale dokümanının parçası olan sözleşme tasarısında mevzuata aykırı hususların tespit edilmesi hâlinde, anılan aykırılıkların teklif vermeye engel teşkil edip etmediğinden bağımsız olarak işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, aksi kabulün, dokümana itiraz hakkının işlevsizleştirilmesine sebep olacağı sonucuna varılmaktadır.

Diğer taraftan, davacı şirket tarafından itirazen şikâyet başvurusunda ileri sürülen diğer iddialar yönünden başvurunun reddedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Bu itibarla, 4735 sayılı Kanun ve Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme’ye uygun olarak hazırlanmayan tip sözleşmenin anılan maddesi ile ilgili iddia yönünden itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki idare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir…” gerekçesiyle Mahkeme kararı bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

sunulan proforma faturanın, satışa konu etlerin Belediye mezbahası dışında kestirileceği veya Et Balık Kurumu haricinden temin edileceği hukuken geçerli delillerle ortaya konulmadıkça Teknik Şartname’nin ilgili kuralına aykırı olmadığı, davacı tarafından et maliyetlerini tevsik amacıyla sunulan ve Kamu İhale Genel Tebliğine uygun olarak SMMM tarafından onaylandığı görülen proforma faturanın, ihale teknik şartnamesine aykırı olduğu gerekçesiyle kabul edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda, davacı firmanın ihale konusu işin yapımı sırasında kullanacağı etlerin maliyetini tevsik etmek amacıyla hukuken geçerli belgelere dayalı olarak yaptığı aşırı düşük teklif açıklamasının uygun görülmesi suretiyle teklifinin değerlendirmeye alınması yönünde düzeltici işlem belirlenmesi” gerekirken aksi yönde tesis olunan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş,

 

 

davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi’nce; ihaleye ilişkin Teknik Şartname’nin “Gıda Maddelerinin Evsafları” başlıklı bölümünün 7.1.1 maddesinde, “Etlerin, Belediye mezbahasında kesilmiş veya Et Balık Kurumundan temin edilmiş olması ve Hayvan Sağlık Zabıtası Tüzüğü ile Etlerin Teftiş Yönetmeliği hükümlerine göre muayene edilmiş ve buradaki şartlara uygun veteriner kontrol damgalı olması gerekmektedir.” kuralının yer aldığı ve ihale dokümanının bu hâliyle kesinleştiği görülmekte ise de, etlerin kesim ve temin işine ilişkin şartları düzenleyen bu kuralın, etlere ilişkin faturaların da belirtilen yerlerden alınmasını zorunlu kılmadığı, Düzce Belediyesi mezbahasında kesilmiş veya Et Balık Kurumundan temin edilmiş etlerin başka bir tedarikçi tarafından davacıya satılmasına hukuken engel teşkil etmediği, davacı tarafından kemikli dana eti, kemiksiz dana eti ve dana ciğeri için öngörülen bedelleri tevsik etmek üzere  temin edilen ve incelemeye sunulan proforma faturanın, satışa konu etlerin  Belediye mezbahası dışında kestirileceği veya Et Balık Kurumu haricinden temin edileceği hukuken geçerli delillerle ortaya konulmadıkça Teknik Şartname’nin ilgili kuralına aykırı olmadığı, davacı tarafından et maliyetlerini tevsik amacıyla sunulan ve Kamu İhale Genel Tebliğine uygun olarak SMMM tarafından onaylandığı görülen proforma faturanın, ihale teknik şartnamesine aykırı olduğu gerekçesiyle kabul edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, bu durumda, davacı firmanın ihale konusu işin yapımı sırasında kullanacağı etlerin maliyetini tevsik etmek amacıyla hukuken geçerli belgelere dayalı olarak yaptığı aşırı düşük teklif açıklamasının uygun görülmesi suretiyle teklifinin değerlendirmeye alınması yönünde düzeltici işlem belirlenmesi” gerekirken aksi yönde tesis olunan dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu Mahkeme kararında, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz istemi yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme kararının ONANMASINA; dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine…” karar verilmiştir.

 

ihale üzerinde bırakılan davacı isteklinin aşın düşük teklif açıklamasına bulunduğu iş kalemlerinden mazot fiyatının tevsikinin EPDK tarafından ilan edilen fiyatlar ile açıklama yapmasının zorunlu olmadığı ve mazot fiyatını proforma fatura ile açıklamasının mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, davacı isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

iş Ortaklığı’nın sunmuş olduğu aşırı düşük teklif açıklamasının uygun olmadığına yönelik başka bir istekli olan A.Ş. yapılan itirazen şikayet başvuru üzerine Kamu İhale Kurulu tarafından ihale üzerinde bırakılan davacı istekli Ltd. Şti. İş Ortaklığı’nın aşırı düşük teklif açıklamalarının diğer unsurlar açısından mevzuata uygun olduğu ancak istekli tarafından mazot için litre başına KDV hariç 2,45 TL teklif alındığı, söz konusu bedel analizlerde kullanılırken 0,85’e bölünerek 2,89 TL/kg olarak kullanıldığı, EPDK tarafından ilan ve ihale tarihi arasında ilde yayınlanan bölgesel pompa fiyatlarına bakıldığında, en düşük fiyatın KDV dahil 3,69 TL olduğu anlaşıldığından davacı isteklinin almış olduğu mazot fiyat teklifinin bu bedelin altında olduğundan, mazota ilişkin yapılan belgelendirmenin mevzuata uygun bulunmayarak teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak düzeltici işlem tesis edilmesine karar vermesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

 

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca istekliler tarafından aşırı düşük teklif sorgulamasının üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ile açıklama yapılabilmesine olanak sağlandığı, olayda da  İş Ortaklığı tarafından aşın düşük teklif sorgulamasına tabi tutulan iş kalemlerinden, mazot iş kalemi için teklif edilen fiyatın, üçüncü kişiden alman fiyat teklifi (proforma fatura) ile açıklama yapıldığı görülmektedir.

 

Öte yandan; 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca akaryakıt fiyatları serbest rekabet ortamında piyasada belirlenmekte olup, EPDK tarafından akaryakıt fiyatları belirlenmediğinden, mazot iş kalemi için isteklilerce EPDK tarafından ilan edilen fiyatlar ile açıklama yapılması zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmaktadır.

 

Bu durumda, ihale üzerinde bırakılan davacı isteklinin aşın düşük teklif açıklamasına bulunduğu iş kalemlerinden mazot fiyatının tevsikinin EPDK tarafından ilan edilen fiyatlar ile açıklama yapmasının zorunlu olmadığı ve mazot fiyatını proforma fatura ile açıklamasının mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, davacı isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

şirketin şikâyetinin reddine ilişkin işlemlerde, Anayasa’nın 40. maddesi ihlâl edilmek suretiyle başvurulacak merci, süre ve kanun yolu gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına, Kurul kararının iptaline karar vermiştir.

Danıştay  kararı ile; “…Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin,idareye şikâyet başvurusunda bulunduğu, idarece şikâyete ilişkin olarak alınan kararın davacı şirkete bildirildiği, ancak herhangi bir başvuru yolu ve süresinin gösterilmediği, bu kararın kendisine tebliğinden sonra  davacı şirket tarafından idareye yeniden şikâyet başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun idare işlemiyle reddedildiği, bu cevap yazısında Kamu ihale Kanunu ve İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ’e atıf yapıldığı, cevap yazısında yer verilen düzenlemelere göre özetle idarece alınan kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabileceğinin ifade edildiği, bu cevap yazısı üzerine davacı şirket tarafından itirazen sikayet başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun, Kurul kararıyla süre yönünden reddedildiği görülmektedir.

Davacının, idareye yaptığı şikâyet başvurusunun reddine ilişkin tarihli işlemde, Anayasa’nın 40. maddesine uygun olarak hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceği ve sürelerinin belirtilmediği, bu işlem bakımından idarenin ilgiliyi bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacı şirketin  idareye yapmış olduğu ikinci başvurusunun reddine ilişkin  işlemde ise atıf yapılan mevzuat hükümlerinin genel olarak “idarece alınan karardan sonra on gün içerisinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunulabileceğine” ilişkin olduğu, bu haliyle idarenin ilgiliyi doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceği, aksine yazının ilgiliyi yanlış yönlendirici mahiyette olduğu açıktır.

 

Bu durumda; davacı şirketin şikâyetinin reddine ilişkin işlemlerde, Anayasa’nın 40. maddesi ihlâl edilmek suretiyle başvurulacak merci, süre ve kanun yolu gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına, Kurul kararının iptaline karar vermiştir.

ihale ilanı ve idari şartnamede yer almayan kalite standardı belgelerinin tekliflerin ekinde sunulmaması gerekçe gösterilerek isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılamayacağı ve bu nedenle düzeltici işlem belirlenmesi yolunda tesis edilen davaya konu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

ihaleye 17 istekli tarafından teklif sunulduğu, isteklilerden 9 tanesinin teklifi; teklifleri ile sunmaları gereken ihale ilanı ve idari şartnamede yer almayıp teknik şartnamede yer alan ihale konusu işte kullanılacak malzemelere ilişkin kalite standardı belgelerini sunmadıkları gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakıldığı, ihale komisyonun kararı ile ihalenin davacı şirket üzerinde bırakıldığı; teklifi değerlendirme dışı bırakılan Şti. tarafından teklifleri ekinde yer alan kalite standardı belgelerinin ihalede istenilen belgelere uygun olduğu ileri sürülerek şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularında bulunulduğu,  Kamu İhale Kurulu’nun davaya konu kararıyla düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Kamu İhale Kurulu’nun davaya konu kararında “ihalede yeterlik değerlendirmesi için istenilecek belgelerin ve yeterlik değerlendirmesinde aranılacak kriterlerin ihale ilanı ile idari şartnamenin “İhaleye katılabilmek için gereken belgeler ve yeterlik kriterleri” bölümünde belirtilmesi gerektiği, teknik şartnamede sadece sözleşmenin yürütülmesi aşamasında işin yerine getirilmesi için gerekli olduğu öngörülen yükümlülüklere yönelik düzenlemeler yapılabileceği dikkate alındığında, söz konusu ihalede Teknik Şartname’de yer alan TS belgelerinin sunulmasına ilişkin düzenlemenin İdari Şartname’de ve İhale İlanında yer almadığı, bu nedenle belirtilen belgelerin bahse konu ihale açısından bir yeterlik belgesi veya kriteri olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, söz konusu belgelerin sözleşmenin imzalanması aşamasında istenebileceği, dolayısıyla anılan belgelerin teklifler kapsamında sunulmaması nedeniyle herhangi bir isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılamayacağı anlaşılmış ve idare tarafından başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması işlemi yerinde bulunmadığı” gerekçesiyle düzeltici işlem belirlenmesine karar vermiştir.

Davaya konu ihalede kalite standardı belgelerinin sunulmasının istenilmesine ilişkin düzenlemelere itiraz edilmeyerek kesinleşen ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamede yer almıştır. Yukarıda yer verilen, mevzuatın açıklanmasına ilişkin bilgiler ışığında konuya yaklaşıldığında; kesinleşen ihale dokümanını edinen isteklilerin teknik şartnamede yer alan anılan düzenlemeleri bilmesi ve istenilen kalite standardı belgelerini teklifleri ile beraber sunmaları gerektiğinin kabulü zorunludur. Aksi durumda;  yani anılan belgelerin teklifler ile değil, sözleşmenin imzalanması sırasında sunulmasının kabulü halinde ise, tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında isteklilerin bu belgelere sahip olup olmadığı kontrol edilmeden ihale tamamlanacak, şayet ihale üzerinde bırakılan istekli bu belgelere sahip değil ise bu istekli ile sözleşme imzalanmayacak bu nedenle de ihale süreci uzayacak ve ihale konusu kamu hizmeti gecikecektir.

Bu durumda; itirazen şikâyet başvurusunda ileri sürülen diğer iddiaların değerlendirilmesi gerekirken, ihale ilanı ve idari şartnamede yer almayan kalite standardı belgelerinin tekliflerin ekinde sunulmaması gerekçe gösterilerek isteklilerin tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılamayacağı ve bu nedenle düzeltici işlem belirlenmesi yolunda tesis edilen davaya konu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

1 2 3 74