İdarelerin ihale şikayet dilekçeleri ekinde imza sirküsünü sunmaması nedeni ile başvuruları red etmelerine danıştaydan tokat gibi cevap

yapimsozlesmehukuku

İdarelerin ve kamu ihale kurulunun kanunu uygulamakla  zorunlu  olan kurumlar  olduğunu  unutup YASA KOYUCU gibi  ihale kanunu yorumlayıp firmaların haklı oldukları işleri almalarına sebep olmalarına etken olan

İdarelerin kesinleşen ihale kararlarına karşı ihalelere katılan her isteklinin karar  şikayet başvuruları ekinde imza sirküleri sunmadıklarını gerekçe  gösterip hem idareler  hemde kamu ihale kurulunun itirazen  şikayet başvurularını RED etmekte idiler

aşağıda bilginize sunmuş olduğumuz  güncel DANIŞTAY KARARI ile artık  her şeyi ben bilirim diyenlere Danıştay TOKAT  GİBİ çıkan kararın açıklaması

….Kurum tarafından, Ankara 6. İdare Mahkemesinin kararının temyiz edilmesi üzerine verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve E:2019/4487, K:2020/284 sayılı kararında “Dosya incelendiğinde,

davacı tarafından 23/09/2019 tarihinde idareye yapılan şikâyet başvurusunda, başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile tüzel kişiliğe ait imza sirkülerinin dilekçe ekinde yer almadığı, teklif dosyasında yer alan 04/04/2016 tarihli ve 9046 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yönetim kurulu başkanlığına seçilen Cander ATİK’in 3 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığına dair kararın yer aldığı, yine teklif dosyasında sunulan 15/01/2018 tarihli ve 01969 sayılı tüzel kişiliğe ait imza sirkülerinde Cander ATİK’in 09/03/2016 tarihinden itibaren münferiden 3 yıl süre ile temsil ve ilzama yetkili kılındığının belirtildiği görülmektedir.

Bu durumda, şikâyet başvuru dilekçesine başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza sirkülerinin eklenmediği, teklif dosyasında sunulan belgelerin de idareye yapılan şikâyet başvurusu tarihi itibarıyla geçerliliğinin kalmadığı ve başvuru sahibinin şikâyet tarihi itibarıyla başvuruda bulunmaya yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Şimdi bu hakları gasp edilen firmaların bana  göre  karşı dava açarak ellerinden alınan ihalelerdeki  karlarını belgelendirerek dava açmaları gerektiğine  inanıyoruz

Aşağıdaki karar da  Kamu İhale Kurulunun Danıştay kararı sonrası nasıl GERİ ADIM ATTIĞINI İFADE EDEN KARAR’dır

Toplantı No2020/019
Gündem No81
Karar Tarihi07.05.2020
Karar No2020/MK-100
BAŞVURU SAHİBİ:
Egecan Akaryakıt Temizlik Nakliyat İnşaat Turizm San. Tic. A.Ş.
İHALEYİ YAPAN İDARE:
Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü
BAŞVURUYA KONU İHALE:
2019/45311 İhale Kayıt Numaralı “D-605 Karayolu Solaklar Kavşağı (Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü Yolu) Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü İşleri, Üstyapı Ve Çeşitli İşler (İdare Malı Bitüm İle)” İhalesi
KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:
KARAR:

Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan 2019/45311 ihale kayıt numaralı “D-605 Karayolu Solaklar Kavşağı (Kocaeli Entegre Sağlık Kampüsü Yolu) Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü İşleri, Üstyapı ve Çeşitli İşler (İdare Malı Bitüm İle)” ihalesine ilişkin olarak Egecan Akaryakıt Tem. Nak. İnş. Tur. San. Tic. A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 16.10.2019 tarihli ve 2019/UY.I-1340 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

 

Davacı Egecan Akaryakıt Tem. Nak. İnş. Tur. San. Tic. A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve E:2019/2083, K:2019/2536 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın gereklerini yerine getirmek üzere alınan Kamu İhale Kurulu’nun 08.01.2020 tarihli ve 2020/MK-2 sayılı kararı ile “1-Kamu İhale Kurulunun 16.10.2019 tarihli ve 2019/UY.I-1340 sayılı kararının iptaline,

2- Başvuru sahibinin iddialarının esasının incelenmesine,” karar verilmiştir.

 

Bu karar üzerine yapılan inceleme neticesinde Kurulca alınan 11.03.2020 tarihli ve 2020/UY.I-536 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

 

 Kurum tarafından, Ankara 6. İdare Mahkemesinin kararının temyiz edilmesi üzerine verilen Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve E:2019/4487, K:2020/284 sayılı kararında “Dosya incelendiğinde, davacı tarafından 23/09/2019 tarihinde idareye yapılan şikâyet başvurusunda, başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile tüzel kişiliğe ait imza sirkülerinin dilekçe ekinde yer almadığı, teklif dosyasında yer alan 04/04/2016 tarihli ve 9046 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yönetim kurulu başkanlığına seçilen Cander ATİK’in 3 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığına dair kararın yer aldığı, yine teklif dosyasında sunulan 15/01/2018 tarihli ve 01969 sayılı tüzel kişiliğe ait imza sirkülerinde Cander ATİK’in 09/03/2016 tarihinden itibaren münferiden 3 yıl süre ile temsil ve ilzama yetkili kılındığının belirtildiği görülmektedir.

Bu durumda, şikâyet başvuru dilekçesine başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza sirkülerinin eklenmediği, teklif dosyasında sunulan belgelerin de idareye yapılan şikâyet başvurusu tarihi itibarıyla geçerliliğinin kalmadığı ve başvuru sahibinin şikâyet tarihi itibarıyla başvuruda bulunmaya yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır…” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

 1-Kamu İhale Kurulunun 08.01.2020 tarihli ve 2020/MK-2 sayılı kararının iptaline,

 

2-Kamu İhale Kurulunun 08.01.2020 tarihli ve 2020/MK-2 sayılı kararı gereği yapılan inceleme sonucu alınan Kamu İhale Kurulunun 11.03.2020 tarihli ve 2020/UY.I-536 sayılı kararın iptaline,

 

3-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 16.10.2019 tarihli ve 2019/UY.I-1340 sayılı Kurul kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna,

 


Oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!